‘Nasılsın ?’

Her ruh bir kadının bedeninde üflendi !
2017/03/07

 

Günlük hayatımızda ne çok sorup da geçiştirdiğimiz bir cümle.

‘İyi,  sen ?’

‘İdare.’

‘Eh işte’

Bu cevaplar yalnızca durum bildirir. Oysa dün sosyal medyada sorduğum ‘Nasılsın ?’ sorusu duygu odaklıydı.

Verdiğim danışmalıklarda sorduğum ilk sorudur bu. Sebebi nereden başlayacağımı göstermesi. Biraz detaylandırırım.

‘Ne hissediyorsun ? ‘

‘Ruhunda ne var, ne yok ?’

Sosyal medyada ve danışanlarımdan bu soruya verilen cevaplardan çoğunluğu genellikle ‘İlk defa kendimle yüzleşiyorum, mutsuzum.’ şeklinde oluyor. İyileşmede öncelik farketmektir bu sebeple önce bir durup, neler oluyor gözlemlememiz gerekir.

Şimdi başlayalım.

21.yy insanları olarak bizler iyi giyinmeyi öğrendik, makyaj trendleri ezberledik. Güzelliğe, çantalara, ayakkabılara milyarlar harcamak konusunda da ustalaştığımız söylenebilir. Çok güzeliz, iyi giyimliyiz ve dışardayken mutluyuz (!) Peki evde, kimse yokken nasılız, kendi halimize ?

Burada şunu konuşmalıyız. Bedenimize milyarlar harcarken, ruhumuza ne kadar harcadık ? Ne zaman yalnızca ruhumuza iyi geleceğini düşünerek bir şey yaptık ? Ya da ne zaman ona ‘Nasılsın ?’ , ‘Neye ihtiyacın var ?’ diye sorduk.

Kabul edelim ya da etmeyelim. Ruh, zihin ve beden bir bütündür. Tüm yatırımı bedene yapmak, zihne ve ruha yapılmış büyük haksızlık, en çokta kendinize.

Günümüze kadar yetiştirilmiş insanlar daha çok madde esaslı yetiştirildi. Ruh ve zihin hiçe sayılarak. O sebeple bir rahatsızlığınız olduğunda ilaç içmek normal kılındı, neden olduğu, duygusal sebepleri araştırılmadan baskılandı. Tıpkı şimdiki neslin büyük çoğunluğunun antidepresan kullanıyor olması gibi. İnsanlar iyi hissetmiyor, kendilerine bağımlılık ediniyorlar. Bu bir insan olabilir, alkol yada ilaç.

Üzgünüm ama bastırmak çözmez. Yüzleşip, çözüm üretmeliyiz. Çünkü yok saydığınız varlığınızı tamamlayan ruhunuz, zihniniz.

Eğer bugün bu soruya verdiğiniz cevap negatifse oturup bir düşünün. Ona (ruhunuza ) şimdiye dek ne kadar zaman ayırdınız, kaç tane probleminiz ile yüzleşerek çözdünüz ki size verdiği cevap ‘Harikayım.’ olsun.

Bana sürekli  nasıl bu kadar iyi hissediyorsun diyorlar. Şuna açıklık getirmek isterim. Her zaman iyi hissetmiyorum. Zaten amacımızda sürekli iyi hissetmek değil. Sürekli iyi hissetmek ancak ilaçlar ile uyuşturulan bir beyinde olur. Ancak ben tam 14 yaşımdan beri bir şeyleri çözmeye çalışıyorum, insanlığı, duyguları, yaratım süreçlerini ve Allah’ın kural ve kanunlarını yıllardır öğrenmeye çalışıyorum. İşte bu sebeple izin verelim de benim ruhum ‘Harikayım.’ desin :)

Bu sizlere yapılmış bir eleştiri yazısı değil,  farkındalık yazısıdır. Buraya kadar okuduysanız şimdi korkmadan içe dönüp onu anlama zamanı.

Aşkla..

 

 

Comments are closed.